Pages

Çarşamba, Aralık 14

TES V - Skyrim - Anılar - Görüşler


Selamlar Tamriel ahalisi. Kuzey Tamriel'in ev sahipliği yaptığı TES V - Skyrim ile tekrar birlikteyiz. Dediğim gibi günlerdir oyun ile boğuşuyorum ve bulduğum her fırsatta oynamama rağmen ancak 50. saati tamamlayabildim. Size de bu 50 saat içinde yaşadığım olayları elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım. İşte başlıyoruz..

Not : Resimlerin üzerine tıklarsanız normal boyutta açılacaktır.

Bir garipsin Tamriel
  
Oyunun ilk saniyesinden itibaren iliklerinize kadar donuyorsunuz. Oblivion'da ki ile benzer bir başlangıç var Skyrim'de de. Yine tutsağız , ve anlayabileceğiniz üzere yine kaçıyoruz..

Senaryo moduna bakacak olursak " epic " olarak tabir edebileceğimiz bir senaryoya ve düzene sahip oyun. Hangi quest'i yapsam , nereye gitsem , ne bok yesem ? Habire kafanızda bir soru işareti var. Güzel bir soru işareti.

Main Quest ile ilgili herhangi bir spoiler vermek istemediğim için çok yüzeysel geçeceğim , belli bir temposu olmayan , inişli çıkışlı bir main quest'i olmuş Skyrim'in. Genel olarak Ejderhaların geri dönüş sebebini araştırıyor , bu sırada Way Of The Voice ve Blades çatışmasına da şahit oluyoruz. Biri diyor bizden ol biri diyor bizden.

The Blades Oblivion'dan bildiğiniz üzere İmparator ve ailesini koruyan seçkin bir muhafızlar topluluğu , bu oyunda ise Dragonborn'u koruyacağız diyorlar. İmparator ailesinin her üyesininde birer Dragonborn olduklarını unutmayalım.

Way Of The Voice ise Ejder dilinde uzmanlaşmış , 7000 basamaklı bir dağın sonundaki bir Tapınakta yaşayan amcalarımız. Her birinde ayrı bir Gandalf havası sezdim aslında ama bunu hiç yadırgamadım. O 7000 basamağı tırmanırken karşınıza ne iblisler çıkıyor haberiniz var mı sizin ?




















Snowy Sabre Cat doğrarkene..

Oyundaki yaratık çeşitliliğine gelecek olursak yeterli diyebilirim , her bölgenin kendine has yaratıklara var öncelikle , örneğin dağda bayırda koştururken karşınıza bir kaplan atlarken buzulla dolu bir coğrafyada ( özellikle su kenarlarında ) önünüze bir su ayısı çıkabiliyor. Dungeonlar konusunda ise oyun Oblivion'u 4'e hatta 5'e katlıyor. Şimdiye kadar hiç bir Dungeon'ı iki kere göstermedi oyun bana , her yer mi farklı olur , her Dungeon mı farklı yaratılır. Helal olsun Bethesda.

















Görev imlecim ne kadar da tatlı duruyor...


Ejderhalar !

Ejderhalar şüphesiz oyunun en eğlenceli yanı olmuş. Kafanıza esip de çıktığınız herhangi bir sabah koşunuzda karşınıza çıkabilirler aman dikkatli olun. Evet , doğru duydunuz ! Ejderhalar haritanın herhangi bir yerinde herhangi bir zamanda spawn olabiliyorlar. Oyun çıktığında fark ettiğim bu özellik inanılmaz derecede hoşuma gitti ve etrafı keşfetme isteğimi de son derece körükledi.
Yani yürüyorsunuz , Skyrim'in engin ovalarında koştururkenki o sakin müzik birden hızlı bir tempoya dönüşüyor ve oyunun soundtrack'i çalmaya başlıyor. Arka plandaki Dovahkin ! Dovahkin ! sesleri ile havaya da girmemek zaten imkansız. Aniden arkanıza dönüp Ejderhaya kafa göz giriyorsunuz. Bu müzik çalarken " Bağırmayan taraftar s*ktirsin gitsin ! " diye bağırdığımı hatırlıyorum..


 
Öyle bakma orada çok kalmayacaksın...


Çevre


Oyunun atmosferine diyecek tek bir kötü kelimem yokken güzelliği , muhteşemliği , kusursuzluğu hakkında kitap yazabilirim. Bu konuda Bethesda'yı tekrar tebrik ediyorum. O kadar tesadüfi olay var ki oyun insanı kendine bağlıyor. O kadar ilginç olaylar oluyor ki , normal bir keşif gezisinde parçalanmış bir at arabası ve ölü insanları buluyorsunuz mesela , cesetleri aradığınızda birinden çıkan bir mektup size quest olarak geri dönüyor ve kazanın sebebini araştırıyorsunuz. Bundan iyisi oyun dünyasında var mı !?

Bir diğer Özellik

Oyunda ek olarak seçebileceğiniz factionlar var. Her oyundaki gibi Dark Brotherhood , Companions ( Fighters Guild'in Skyrim Ayağı ) , Mage College gibi özel factionlar var ancak bir yenilik daha gelmiş bu oyun ile birlikte. Bard's College. Eğer bir müzisyen , sanatçı olmak istiyorsanız gitmeniz gereken yer orası. Bunun dışında belirtmeden geçemeyeceğim , Oblivion'da ki Vampirliğe ek olarak önceki oyunlardan Bloodmoon ek paketinde olan Kurtadamlık getirilmiş oyuna. Bu özelliğe bir kurtadamın kanını içerek erişebiliyorsunuz. Günde bir kere kurta dönüşebilirken öldürdüğünüz bedenleri yiyerek 60 saniye olan bu süreyi uzatabiliyorsunuz. Şahsen bende kurtadamlığı tercih ettim ve memnun kaldığımı söyleyebilirim.
















Gecenin Efendisi...

Sonuç olarak ; Skyrim incelemesi aslında halen bitmedi , oyunun eksik yanlarına , buglara vs.ye değinmedim ve çok fazla screenshot da paylaşmadım , yukarıdaki screenshotlar yalnızca yüzlercesinin arasından seçtiklerimdi. Daha paylaşacağım çok anım , göstereceğim çok yer olacak. Takipte kalın efenim. İlgilendiğiniz , vakit ayırdığınız için teşekkürler. En kısa zamanda görüşmek üzere.

Fus Ro Dah !





2 yorum:

rezil dedi ki...

güzel bi yazı olmuş oyun gerçekten böyleyse hemen gidip alıyorum ya da netten indireyim lan daha kolay olur :D sistem gereksinimleri nedir bi de onları anlatırsanız hocam tenks şimdiden

WZ dedi ki...

Minimum
İşletim Sistemi: Windows 7/Vista/XP PC (32 or 64 bit)
Processor: Çift çekirdekli 2.0GHz ya da dengi işlemci
Bellek: 2GB RAM
Sabit Disk Alanı: 6GB boş HDD alanı
Grafik kartı: DirectX 9.0c uyumlu NVIDIA ya da AMD ATI ekran kartı, 1GB ekran kartı belleği

İlgilendiğin için teşekkürler. :D

Yorum Gönder